Tepe bölgesindeki saçları belirgin biçimde incelen kırklı yaşlarındaki bir hasta, iş hayatı nedeniyle saçlarını tamamen kısaltmak istemiyordu. Bölgede tam bir açıklık yoktu, ancak ışık altında saç derisi rahatça görünüyordu.

Muayenede ön saç çizgisinin korunduğu, sorunun tepedeki seyrelmeyle sınırlı olduğu görüldü. Ense yoğunluğu da orta düzeyde bir sıklaştırma için yeterli bulundu. Hastaya ayrıca dökülmenin ilerleyişini izlemek için düzenli kontroller önerildi.
Plan olarak DHI seçildi, çünkü kalemle yapılan ekim mevcut tellerin arasına çalışmaya uygundu. Donör alanda ise yalnızca uzun saçla örtülebilecek dar bir şerit kısaltıldı.
İşlem günü greftler kalemlere tek tek yüklendi ve hekim mevcut saçların yönünü izleyerek yerleştirme yaptı. Var olan köklere zarar vermemek için açı ve derinlik sürekli kontrol edildi.
Ertesi hafta hastanın saçları kabukları büyük ölçüde gizliyordu ve işe dönmesi zor olmadı. Ekilen telin belirgin biçimde uzaması ise aylar sürdü. Bu süre boyunca hasta, sonuçları değerlendirmek için aceleci davranmaması gerektiğini biliyordu.
Bu tür bir plan herkese uygun düşmeyebilir. Seyrelmenin derecesi ve donör kapasitesi, tıraşsız ekimin sizin için mantıklı olup olmadığını belirleyen başlıca etkenlerdir.

Bir yanıt yazın